
Babam çok büyük bi ressamdı.
İncecik fırçasını narin elinde pür dikkat bi özenle çevirerek, titizlikle,
geceler boyu çalışırken kaybetmişti gözlerini de.
Sonradan bilgisayar teknolojisinde yetiştirilmeye çalışılmış,
ama hiç el, ya da göz - nizam mahareti olmayan grafiker çocukların
beceriksizliklerini eğitmeye çalışırken, nasıl için için çıldırdığını biliyorum ben.
Abimle ben, hayatta iki şey üzerine büyütüldük.
1) 'Güzel İnsan' olmak: içten gelen zerafet (bi bardak su getirsem
gözümün içine sıcacık bakar, teşekkür ederdi) ,
her canlıya merhamet, şaşmaz dürüstllük,
verdiğin sözü (iki elin kanda bile olsa) tutmak,
herkese saygı, mütevazi ama hep başın dik durmak,
kendine ve sevilene güven duygusu (ne zaman bi konuda ikilemde kalsam,
"sen en doğru kararı verirsin, ama sakın korkma
ayağın taşa takılırsa, dönüp bana bak, elinden tutup kaldırırım, Ben Varım"
dediğini hatırlayıp güç alırım hala.
2)Yaptığın iş - garsonluk bile olsa - özenle severek en iyisini yapmak.
Şimdi kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya;
Kalın, çirkin, kaba fırçalarla, hoyrat darbelerle rastgele çiziyolar
arkadaşlığı, dostluğu, sevgili ya da eş olmayı filan...
sonra nasıl dört başı mağmur yaşanacaksa bunlar !??
Çoğumuzun edindiği işler bile -tıpkı insan ilişkilerimiz gibi- tesadüf eseri,
rastgele, üstüne hiiiiiiç nezaket, düşünce ya da çaba harcanmamış...
Anne baba öyle kalın bi fırçayla çiziyo ki çocukların hayatını,
Saygısızca konuşmak, "dobralık" adını alıyo. Anne baba böyle söylüyo!
"korkma çocuğum, hakkını yedirme!"
Eşler birbirine 'iyi ki varsın, yanında çok mutluyum' diyemiyo,
nasılsa birbirinizin malısınız, inceliğe hiç gerek yok!
Modelsiniz işte. Çocuğun hayatını badana fırçasıyla çiziyosunuz!
Biçimsiz, estetik duygusundan uzak. Çarçabuk, ama mutsuz, huzursuz, doyumsuz, ....
Daha bi sürü şey yazarım ben bunun üstüne (tipik ikizler burcu yönümü de düşünürsek!!) :-)
Dün gece, bi arkadaşımdan öyle güzel şeyler duydum ki,
acaip mutlu olup bunları geçirdim içimden yeniden.
Sonsuz şükürler olsun ki, BabaM -nurlardan bi gölde yatsın- ,
hayatıma , özenle ve sevgiyle en narin fırça darbeleriyle şekil vermiş,
"hadi bakalım, korkmadan yürü" demiş. Çok ama çok mutlu, huzur dolu,
narin narin yürüyorum... :-)
SEVGİLER, GÜZELLİKLER İÇİNİZDE OLSUN... 
**Bu yazıyı ben yazmadım ama yazsam da benzer düşünceleri benzer bir üslupla yazardım. Çünkü bu yazıyı yazan da aslında ben sayılır; o hayata aynı baktığım, benzemekten hep mutluluk duyduğum nam-ı değer çifti aynenim...İyi ki varsın kuzen ablam, çünkü sen var oldukça hayatı ince ince dokumak isteyen tek kişi olmadığımı biliyorum...
|
• 2007-11-06 23:49:30 - asligulerr