
Onca modern eşyanın arasında duran
Gramafon gibiydi varlığım. Hüzünlü bir şarkı takılı iğnesine, Ha çaldı ha çalacak... Oysa sen neşeli trompetler hayal ederdin sevdaların arka fonuna Her sevda bir yenilikti, Bu yüzden teknolojikti biraz da. Gel gör ki ben yakınabiliyordum, hızla tükettiğimi her şeyden.. Olmayan mektuplarına ağlıyordum, mektuplarının olmayışına... Oysa ne güzel mektuplar yazardım sana Kenarına kuş motifleri kondurulmuş... Biraz hile yapardım kabul, hüzün yükleyip kanatlarına... Sen kuşları seviyordun... Bense bazen inadına kendimi, kedi gidi hissediyordum... Öylesine aç ilgiye ve sevgiye... Gocunmuyordum ben, Zaman zaman geçmiş anılara takılmaktan. Tozlu raflar da çağırabiliyordu beni, Gıcır gıcır kitaplar kadar. Sense hep geleceğe çevirelim istiyordun yüzümüzü. Yine de ben... "İçimde kötü bir his var" diyen esas kız ürkekliğiyle seviyordum seni. Şiirler yazayım istiyordum sonra sana.. Sayfa sayfa... Yazdıklarımı beğeniyordun gerçi ama, Sana yazdığım şiirlerde geçecek tek bir hüzünlü kelimeye Tahammül edemiyordun. Hüznü bir sevdanın önsözüne, Yakıştıramıyordun. Bense incecik sarı bir hüzün çizmeden, Kalem oynatamıyordum.
Peki şimdi bu gidiş, Şiir yazabileyim diye mi?
B.E.
|
• 2009-11-28 15:26:46 - Merhaba