Cursors



BENDEN TURUNCU DAMLALAR - Turuncu Hayat! - Blogcu

Turuncu Hayat!

• 23/4/2009 - HÜZÜNLÜ TROMPET



Onca modern eşyanın arasında duran

Gramafon gibiydi varlığım.
Hüzünlü bir şarkı takılı iğnesine,
Ha çaldı ha çalacak...
Oysa sen neşeli trompetler hayal ederdin sevdaların arka fonuna
Her sevda bir yenilikti,
Bu yüzden teknolojikti biraz da.
Gel gör ki ben yakınabiliyordum,
hızla tükettiğimi her şeyden..
Olmayan mektuplarına ağlıyordum,
mektuplarının olmayışına...
Oysa ne güzel mektuplar yazardım sana
Kenarına kuş motifleri kondurulmuş...
Biraz hile yapardım kabul,
hüzün yükleyip kanatlarına...
Sen kuşları seviyordun...
Bense bazen inadına kendimi,
kedi gidi hissediyordum...
Öylesine aç ilgiye ve sevgiye...
Gocunmuyordum ben,
Zaman zaman geçmiş anılara takılmaktan.
Tozlu raflar da çağırabiliyordu beni,
Gıcır gıcır kitaplar kadar.
Sense hep geleceğe çevirelim istiyordun yüzümüzü.
Yine de ben...
"İçimde kötü bir his var" diyen esas kız ürkekliğiyle seviyordum seni.
Şiirler yazayım istiyordum sonra sana..
Sayfa sayfa...
Yazdıklarımı beğeniyordun gerçi ama,
Sana yazdığım şiirlerde geçecek tek bir hüzünlü kelimeye
Tahammül edemiyordun.
Hüznü bir sevdanın önsözüne,
Yakıştıramıyordun.
Bense incecik sarı bir hüzün çizmeden,
Kalem oynatamıyordum.

Peki şimdi bu gidiş,
Şiir yazabileyim diye mi?

B.E.

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 5/9/2007 - BURHANİYE BELEDİYESİ OTOBÜSLERİ VE CRM*

Başlığa bakınca ne alakası var diyebilirsiniz. Açıklayayım.

 

Akçay-Ören arası otobüs yolculuğu yapmış olanlar bilirler, belediyeler konuya tam bir çözüm bulamadıklarından iki ya da üç araç değiştirmek durumunda kalırsınız. Aslında oldukça kısa olan bu mesafeyi, aktarma yaparak katetmek zorunda kalmak yolcuların ortak şikayetidir. Ancak memnun oldukları otak bir nokta da vardr ki o da, Burhaniye Belediyesine bağlı otobüs şöförlerinin yolcuya karşı olan nazik davranışlarıdır.

 

Bu yıl İstanbul'dan bir arkadaşımla yaptım söz konusu yolculuğu. Tampon bölgede Burhaniye otobüsüne aktarıldığımızda "hoşgeldiniz"lerle karşılandık. Para verirken ineceğimiz yeri farklı söyleyip fazla para vermeyelim diye oldukça nazik bir şekilde uyarıldık. Yanımdaki arkadaşım, şöföre birden fazla soru sorduğu halde güleryüzlü yanıtlar almaya devam edince şaşkınlığını gizleyemedi. Aynı otobüslerde yolculuk yapmaya alışkın olan ben ise, bunun normal olduğu konusunda kendisini ikna ettim.Hatta önceki yıl başımdan geçen deneyimi aktardım. Yine bu otobüslerden birinde yaşça daha büyük olan bir şöför, uygun bir yerde kenara çekip yolculara kolonya ikram etmişti. Üstelik gençlerin ben tutayım tekliflerini kibarca reddederek.

 

Hal böyle olunca yolcular da "iyi günlerini, "kolay gelsin"lerini eksik etmiyor, ilişkiler karşılıklı şekilde sürüyordu.

 

Bu olay bana günümüzde pazarlamaya hakim olan bütün o kavramları düşündürdü: CRM (MİY-Müşteri İlişkileri Yönetimi), değer pazarlaması, ilişkisisel pazarlama, müşteri odaklılık, çağdaş pazarlama...Hepsi ne kadar karmaşık süreçlerdi ama temelde ne kadar da basitti! En basit ürün ya da hizmetten en karmaşığına, müşteri artık "adam yerine konulmak" istiyordu.

 

* Bu yazıda bahsi geçen Burhaniye Belediyesi'ne bağlı otobüslerde çalışan güleryüzlü personeli kutluyor, özelde şöförlere genelde tüm sektör çalışanlarına örnek olmasını diliyorum.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 19/2/2006 - NERDESİNİZ???

        NERDESİNİZ?

Nerdesiniz,
Bana aradığım her şeyi anımsatan siz?
Onları nasıl bulduğumu düşünsem,
Siz de gelir misiniz?

Siz de parlak çikolata kağıdı gibi misiniz?
Seneler sonra, halının altından,
Çıkabilir misiniz?
Ya da eteğime uygun renkte aradığım iplik misiniz?
Bir vitrin camından bana gülümser misiniz?
"Bu kitabın arasına koyduğuma eminim" dediğim şiir misiniz?
Atlanılan iki sayfanın arasında,
Olabilir misiniz?

"Şeytan aldı götürdü...Satamadan getirdi..."
Saçma!Bir bulsaydım, kaybetmezdim ki!
Bir şarkı söylesem...
Sever misiniz?

Bütün aradıklarım gibi,
Umulmadık anda,
Umulmadık yerden,
Çıkabilir misiniz?

Nerdesiniz,
Çok olun bende,
Çoğul olun diye,
Siz dediğim siz?

B.E.


Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 2/2/2006 - <font color=GoldenRod>SARI SENİN İÇİN BU YAZI!</font>


Maviden, turuncudan bahsedip de turuncuyu es geçmek ona ihanet gibi geldi. İlk gözağrım sarı; senin için bu yazı!
"Sarı gülleri seversin,

Sarı karanfilleri seversin,
Sarı kasımpatılarını,
Sarı bir dünyayı seversin."
Ümit Yaşar'ın Karanlıkların Çağırışı isimli şiirinin en güzel kısmı bu değil belki ama bana en uyan kısmı olduğu kesin. Adlarını bilmesem de bütün çiçekleri sevdim gerçi, ama daha farklı bir yere koydum sarı çiçekleri. Küçükken kokusu avucuma sinsin diye avuçlarımda sıktığım hanımelini, beyaz yapraklarına hayranken ortasındaki sarının da hakkını verdiğim papatyaları, gül denince ilk olarak akla kırmızı gelse de ille de sarı gülleri...Öyle sevdim ki...

Sadece çiçeklerle de kalmadı sarıya duyduğum sevgi. Çizmeye çalıştığım resimlere mutlaka sarı kattım. Hiç beceremezsem, sapsarı bir güneş boyadım. Her güneş açtığında, her sarı gördüğümde içime sıcaklık damladı sanki. Her defazında gülümsedim " Hala sarıysa mimozalar, onu unutamadığın içindir." diyen adamın sesine. Ufacık bir ayrıntıyla da olsa- köşede duran sarı bir vazoyla, çay içilecek sarı kupayla- hayallerimde de yerini buldu sarı. İlk göz ağrım sarı...Turuncunun ya annesi ya babası!...


Varsın sarı ruhsal bunalımın rengi desinler. Van Gogh'un sarı odalı resmini tanık göstersinler. Sarı hanımellerini koparmaya artık kıyamasam da, paletimde bir parça sarıyla harikalar yaratamasam da, hatta her yaz güneş inatla gözlerime alerji yapsa da bütün ilkler gibi sarı işte. Ne yaparsa yapsın, yürekte derinde. İlk göz ağrım sarı, senin içindi bu yazı!

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 8/1/2006 - <font color=BLUE>MAVİ</font>



Bir rüya görmüşsün dün gece
Ne anlama geldiğini bir türlü anlayamamışsın.
Biraz saçmaymış her rüya gibi
Çokça da tuhaf.
Rüyaların rengi olmazmış gerçi,
Ama masmaviymiş seninki.


Masmavi bir rüya görmüşsün dün gece,
Ne anlama geldiğini anlayamamışsın.
Telefonun çalmış, 'sana ait birşeyler var bizde' demişler,
Gitmiş bakmıuşsın ki balıkçılar varmış,
Ağlarına adına yazılmış şiirler takılmış
Masmavi çuvallara doldurup,
Sana teslim etmişler.
Rüya işte, taşımışsın koca çuvalları,
Ama ağırlık hissetmemişsin hiç.
Aksine masmavi bir huzur kaplamış içini.
Tuhaf bir rüyaymış işte,
Devam etmişsin yürümeye.
Derken, karşına bir gökkuşağı çıkmış,
Her renk varmış ama mavisi biraz fazlaymış.
Eve vardığında kar kaplamış her yeri,
Bu kadarı bu rüyaya saçma demeye yetmezmiş gibi,
Bir de maviymiş karların rengi.


Bir rüya görmüşsün dün gece
Ne anlama geldiğini bir türlü anlayamamışsın,
Anlatayım.
Maviyi çok seversin diye,
Masmavi rüyalara yolladım gecelerine.
Sana yazdığım şiirleri,
Mavi bir denize attım.
Seni bulurlarsa huzur versinler diye,
Masmavi dualar ettim.
Gökkuşağıyla da anlaştım,
Mavisini birazcık artttırdım.
Birazcık gülümsemen için,
Bembeyaz karların üzerine,
Lacivert bir damla gözyaşı akıttım,
Sen mavi renkte kar yağdı sandın.
Şimdi hala mavi rüyana tuhaf, saçma mı diyorsun?
Daha tuhafı,
Daha saçması ne biliyor musun?
Ben seni işte böyle sevdim.
Masmavi bir sevda büyüttüm içimde.
Ben seni böylesine,
Masmavi sevdim.

Yorum (16) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 26/12/2005 - <font color=OrangeRed>Yeniden Günlük Tutmak</font>

Bugün karar verdim yeniden günlük tutmaya dönüyorum...Yani zaman zaman gene yazıyordum da iki senedir falan hiç de düzenli değildi..Baktım ki yazmadığım günler kaybolmuş sanki..Ama yazdıklarım capcanlı...bana dair ve hayatıma.
Sadece bu sebep olmadı yeniden günlük tutmaya başlamama. Günlük yazarken ben daha bi yaşamışım sankiBiraz çocukça belki ama yazmak için yaşamışım bi umut. Marquez'in kitabının adı gibi: Anlatmak için yaşamak
Bi de okudukça daha da yazmak geldi içimden...Bir özenti belki bu, bilmiyorum. Ama nasıl yazmak için yaşıyorsam yaşamak için de yazmam gerektiğini hissettim. Tuhaf bi şey
Yazarken insan daha güzel daha doğru kararlar alıyor bir de...
Ne çok bir de var günlük yazmaya gerekçe bulmak denince..
Ben devam etmeye karar verdim bu sürece. Herkese de tavsiye ederim, en azından hayatınızın satır aralarını kendize ayırmak için bi fırsat olsun..İş var güç var diyip bahane bulmayın..Nelere harcamıyoruz ki vaktimizi..Varsın benim gibi sizin de en büyük bencilliğiniz günlüğünüz olsun..

Sevgimle kalın..
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 25/12/2005 - <font color=DeepSkyBlue>Turuncu Yaprağın Kaderi</font&g


Ağlayan gözlerinden ben mi damlıyorum? Süzülüp akan yoksa ben miyim? belki çok sonbaharlı bir özlem bu.. Yaprağın kaderi düşmekmiş..
Başlangıçta her damla gözyaşımla biraz daha akıp gideceksin sandım..Bitmedikçe anlıyorum, belki de sen değilsin damlayan. Yaprak misali düşen gözyaşlarım yalnızca. Yaprğın kaderini paylaşan göz yaşları. Ve mevsim sonbahar..Özlemine yaraşır sarı yapraklar..Bir de sessiz kabulleniş; Yaprağın kaderi düşmekmiş..
Gözbebeklerinden martılar uçuyor, içimde beyaz bir hüzün uluyor, vazgeçmek elimde değil, gerisi boş..Yaprağın kaderi düşmekmiş..
Gözbebeklerinden uçuşan martılar uzaklara götürüyor bakışlarını, bana kalansa hızla kirlenen beyaz bir hüzün. Ne yapsam vazgeçemiyorum. Yaprağın kaderini kabullenmeliyi diyorum. Yaprağın kaderi düşmekmiş...
Bir damla göz yaşın karışsa sularıma beyaz eder...
Ne çok ağlıyorum ve sen ne çok ağlamıyorsun benim ağladığıma. Benimle ağlmayacaksın asla. Sularıma karışmayacak hiçbir damla gözyaşın..Beyazlanmayacak..
Her zaman böyle bitimsiz ol, kimi zamanda böyle hüzünlü...Hoşçakal diyor gözler ah..Yaprağım düştün mü?
Yine de sen hep böyle kal..değişme sen ol..bitme...Hoşçakal en çok ağlatan kelime.Gözlerinden dökülüyor yine...İyice hüzünlü bu kez son diye..yaprağım ben artık..Bir son bahar gününü gösteriyor takvimler..Yaprağım..kaderimi yaşıyorum..Yaprağım..Düşüyorum..Ve en kötüsü sormuyorsun bana bir kere bile: Yaprağım düştün mü?

Yorum (11) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

Benim turuncu dünyam..içinde neler neler var..

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS
HAYVANSEVERLERE ÖZEL
VETERİNER KLİNİĞİNİZ
ÖMER BAYRAMOĞLU
OMAR FORUM

Arkadaşlar

veteriner
raciegi
ar
cheerful
dark21
srkn1903
deliakrep34
acelyaxxx
ozgur544
mervesli
k0cingen
fistikguzeli
nightmelody
dizix
umut çalışan
atahan1287
edep81
asligulerr
betuloztimur





Turuncu Kitaplarım


* Şeker Portakalı (Vasconcelos)

* Mavi Tuna&Kumral Ada (Buket Uzuner)

* Sofi'nin Dünyası (jostein Gaarder)

* Suç ve Ceza (Dostoyevski)

* Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel Garcia Marquez)

* Gelibolu (Buket Uzuner)

* Katya'nın Yazı (Trevanian)

* Bin Dokuz Yüz Seksen Dört(George Orwell)

* Sevda Sözleri (Cemal Süreya)

www.kitaptutkusu.com
       DUYURULAR

  • BLOGUMA HOŞGELDİNİZ...

  • HERTÜRLÜ YORUM VE ÖNERİNİZ BEKLİYORUM...

  • TURUNCU GÜNLER:))




  • Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:1
    Son Sayfa |